Dün akşam Samsunspor ile oynanan lig mücadelesinin, 23.dakikasında Samsunspor kalecisi Kerem ile Marcio Nobre arasında yaşanan pozisyon, akabinde maçın hakeminin kaleci Kerem’i ihraç etmesi, Fenerbahçe lehine penaltı vermesi anlaşılan spor kamuoyunu yine günlerce meşgul edecek. Başta yayıncı kuruluşta çalışan sözde yorumcuların gaza getirdiği spor kamuoyu, Konyaspor maçında yaşanan tatsız hadisede olduğu gibi bu pozisyonu günlerce konuşacak, Fenerbahçe’nin kazandığı maçlara çamur atmaktan çekinmeyecek, camiamızı zan altında bırakmaya devam edecekler.
Oysa aklı selim spor yazarları ve futboldan anlayan insanlar bilirler ki “Futbol bir hata oyunudur”. Futbolcular hata yapar, teknik adamlar hata yapar, hakemler hata yapar. Müsabakalarda takımların amacı en az hata ile istenilen sonuca ulaşmak, hakemlerin amacı ise en az hata ile müsabakayı tamamlayarak sonuca tesir etmemektir. Geçmişte yaşanan hadiseleri örnek vererek geleceğimize ışık tutmak istemiyoruz. Çünkü geçmişten geleceğe taşınacak herhangi bir güzellik veya futbol adına yapılmış olan bir doğru yok.
Yayıncı kuruluş tarafsızlık ilkesini, her takım için uygulamalı. Maç anlatan spikerler ve yorumcular, yaşanan hadiselere nötr kalmalı, verecekleri mesajların tarafsızlık ilkelerine gölge düşürebileceğini bir an olsun unutmamalı. Herkes adalet dağıtmaya kalkarsa, bu başta adaleti sağlayacak olan kişi ve kurumlara karşı yapılan bir saygısızlık olacaktır. Kimseye işini öğretecek değiliz, ancak herkes işini yapmalı, görev sınırlarını bilmeli.
Dün akşam maçta yaşanan pozisyonu en iyi izah eden yine pozisyonun içindeki kaleci Kerem oldu. Maçtan sonra yaptığı açıklamada “Nobre bana çarptı ve kendisini attı” dedi. Burada Kerem, Nobre’nin kendisine yada kendisinin Nobre’ye bir teması olduğunu itiraf ediyor. Hal böyle iken, maçın hakemi Serdar Tatlı haber ajanslarına “Hatalı karar verdim” açıklamasını geçiyor. Ne sebeple ve ne için yapıldığı belli olmayan bir açıklama. Ne bir teknik dayanağı var, nede bir analizi. Olayın içindeki kaleci “Temas var” diye itiraf ediyor, maçın hakemi “görüntülerde temas olmadığını gördüm" diyor. Açıkçası kim ne dediğini, yada ne yapmaya çalıştığını bilmiyor. Tek bir gerçek var, Nobre'ye bir temas olduğu ve bu temas sonucu Nobre'nin düştüğüdür. Nobre bu pozisyonda düşer mi? Dengesini kaybettiyse düşer...
Fenerbahçeliler olarak bugüne dek, haksızlığın karşısında durmaya çalıştık. Yapılan haksızlıklara isyan ederken, aynı haksızlıklardan meded ummadık. Biz devlet takımı olmak için uğraşmadık, kimseyi hortumlamadan, kendi yağımızla kavrulduk, kimi gün gözyaşları dökerek, kimi günler sevinç naraları atarak bugünlere geldik.
Dün akşam alınan galibiyeti sadece maçın 23.dakikasına bağlamak abesle iştigaldir. Penaltı kaçmış, maç 0-0 devam ederken yayıncı kuruluşun yorumcusu “Samsunspor penaltıdan sonra daha çok motive oldu” ifadesini kullanmıştır. Aynı yorumcu ilerleyen dakikalarda “İlk yirmi dakika ve sonrası” şeklinde yorumlar yaparak, Samsunspor’un aldığı farklı mağlubiyeti ilgili pozisyona bağlayarak tutarsızlık sergilemiştir. Beyler “NET” olun. Herşeyden önce futbol adına tutarlı olun.
Ali Aydın Galatasaray-Beşiktaş maçından sonra birileri istedi diye hakemliği bıraktı. Biz aynı şeyi Serdar Tatlı için istemeyeceğiz. Kendisinin dürüstülüğüne ve kişiliğine en az Ali Aydın kadar inanıyor, güveniyoruz. Biz kelle peşinde, sansasyon peşinde değiliz. Biz Bülent Uzun’ları, Vahap Beyaz’ları da biliriz…Ancak hiçbirisinin çıkıp özür dilediğine şahit olmadık. Yapılanlar yanlış, maksadını aşan eylem ve söylemlerdir. Üstelik bir temasın itirafı varken, böyle anlamsız özürler kime ve neye hizmet etmektedir? Kamuoyunun takdirine bırakıyoruz!
Fenerbahçe taraftarı olarak, takımımızın sahada verdiği mücadeleye gölge düşürmeye çalışan herkese ve her yoruma karşıyız. Futbol kuralları dahilinde her türlü eleştiriyi büyük bir keyifle takip ediyor, sahada sergilenen mücadeleyi saha dışına taşımaya çalışan “paranoyak yorumcuları” şiddetle kınıyoruz. Dün akşam aynı pozisyon Fenerbahçe aleyhine yaşanmış olsa ve Fenerbahçe sahada 10 kişi kalsaydı, biz takımımızın yine galip geleceğine inanıyorduk. Çünkü dün akşam sahada kazanmak isteyen bir takım vardı. Kazanmak için mücadele eden, futbol adına futbolun güzelliklerini sergilemeye çalışan bir takım. Bu takım kalitesini son iki sezona “ŞAMPİYON” damgasını vurarak tescil etmiştir. Birileri ürün kaygısına düşmüş, birileri koltuk sevdasına. Birileri de eski şaşalı günlerinden eser bırakmayan rakiplerine karşı “belaltından vurmayı” benimsemiş…
Biz takımımıza güveniyor ve inanıyoruz. Haksız bir kazanç sağlamak için mücadele edecek futbolcuların bu forma altında barınamayacağını, herkesten önce böyle bir duruma Fenerbahçe taraftarının müdahale edeceğini, tepkisini koyacağını tüm içtenliğimizle ifade ediyoruz. Biz “Başarıya giden her yol mübahtır” diyenlerin tarikatından değiliz. Biz Fenerbahçeyiz…
Ve diyoruz ki! Madem bu kadar üzüldünüz, Samsunspor-Fenerbahçe maçını iptal edin(ettirin). Bu maç tekrar oynansın. İstediğiniz hakemle, istediğiniz zaman! Timsah gözyaşları ile sansasyon satmayın. Futbolu iflas eden bir ülkede, parlamaya çalışan Fenerbahçe, hepinize her yerde gereken cevabı verecek güce sahiptir.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız