Kayıt: Aug 29, 2005 Mesajlar: 3955 Nerden: Teknem ile gezdiğim cennetlerden..
Tarih: Cum Arl 22, 2006 8:14 am Mesaj konusu: ''Tabular ve Tuhaf Adetler''
Ayhan Korkmaz'ın kaleme aldığı ''Tabular ve Tuhaf Adetler'' adlı kitap, Aykırı Yayınları'ndan piyasaya çıktı. Kitapta, Avustralya yerlilerinden Afrika kabilelerine, Avrupa ülkelerinden Uzakdoğu'ya kadar pek çok toplumun ''tuhaf'' gelenek ve inanışlarına yer veriliyor.
Korkmaz'ın araştırmalarına göre, inanılması güç adetlerden bazıları şöyle:
-Kuzeybatı Melanezya'da teyze çocukları arasındaki ilişki ensest olarak kabul edilirken, halayla ilişki ''yerinde bir ilişki'' olarak değerlendirilirdi.
-Bakireliğin hoş karşılanmadığı Kamchdal'da evlendiği kızın bakire olduğunu gören erkek, kayınvalidesine ''kızının yetişmesinde ihmalkar davrandığını'' için sitem ederdi.
-Japonya'da İmparator Buşido devrinde Samuray denilen savaşçı kastın
üyeleri arasında eşcinsellik bir kuraldı.
-Eski Roma'da 24 Nisan kadın fahişelerin, 25 Nisan da erkek fahişelerin
günü olarak kutlanıyordu.
-Avustralyalı Kamilaroiler cesur bir insanın kalbini ve ciğerlerini,
Filipinlerde yaşayan Efugaolar ise öldürdükleri düşmanın beynini emerlerdi.
-Zulular 'düşmana gözlerini kırpmadan bakabilme gücünü kazanabilmek için' düşmanlarının alnının ortasını ve kaşını, Çinliler ise idam edilen ünlü
haydutların safrasını yerlerdi.
-Yeni Gine yerlileri, misafirlerini uğurlarken inlemelerle birlikte bütün
bedenlerini çamura buluyorlardı.
-Tibet'te ise misafir evden ayrılırken ona dil çıkararak uğurlamak adetti.
-Eskimolar ve Hintlilerde misafirin yediği yemek dolayısıyla ev sahibine
teşekkür etmesi, geğirmesiyle anlaşılıyordu.
-KİRLİLİK ADETİ VE LAZIMLIK KULLANAN AVRUPA-
Kirliliğin temel kural olduğu Ortaçağ döneminde de ilginç uygulamalar
yaşandı. Bunlardan bazıları şöyle:
-Ortaçağda Avrupa'daki rahibelerin yüz ve ellerinden başka yerlerini yıkamaları kesin olarak yasaklanmıştı. Kastilya Kraliçesi İsabella bile 50 yıldan fazla süren hayatı boyunca iki kez banyo yapmıştı.
-Kirlilik adeti Amerika'ya da bulaşmış Pennsylvania ve Virginia eyaletlerinde ''banyo yapmayı yasaklayan'' ya da belirli kısıtlamalar getiren kanunlar çıkarılmıştı. Philadelphia'da ise kanunla bir ay içinde birden fazla banyo yapan insanlar cezaevine gönderiliyordu.
-Tuvaletle henüz tanışmayan Avrupa'da lazımlıkları sokaklara boşaltma adeti 17. yüzyıla kadar sürdü. Fransa krallarından 14. Louis, gününün belli bir zamanını lazımlığında oturarak geçirir, devlet işlerini de buradan yürütürdü.
-1600'lerde İstanbul'a gelen İngiliz büyükelçiler, lazımlık kullanma ve bunu da pencereden boşaltma adetleri yüzünden şehirden uzak olan Tarabya'yaki bir konağa gönderilmişti. 19. yüzyıla gelindiğinde, kesin olarak tuvalet kullanma sözü vermeleri üzerine Taksim'e taşınmalarına izin verilmişti.
-GÖMÜLMEK İSTEMEYEN YAŞLILAR-
-Bazı toplumlarda günümüzün aksine ''yaşlılık'' iyi karşılanmıyor ve yaşlıların kendilerini öldürmeleri bekleniyordu. Eskimoların yaşlıları, iyice güçten düşünce intihar yoluna başvururken, Fijili yaşlı erkekler, ölme isteğini yakınlarına söylerlerdi. Kararlaştırılan gün geldiğinde de yaşlı erkek, canlı olarak toprağa gömülürdü.
-Yeni Hebridlerde de yaşlılar diri diri toprağa gömülürken, gömülmeyi
istemeyen yaşlılara ise ''ailenin yüz karası'' olarak bakılırdı.
-İsveç'de akrabaları yaşlılığın acılarından kurtarmaya yarayan ''aile
topuzları'' adlı dikenli topuzlar, son zamanlara kadar bulunuyordu.
-ÇOCUK KURBAN ETME ADETLERİ-
-Çocuk kurban etmek de bir çok toplumda görülen ''tüyler ürpertici'' adetlerden biriydi.
-Kartacalılar, site devletlerinin koruyucusu Tanrı Moloch'a kendi öz
çocuklarını yakarak kurban ederlerken, Fenikeliler, salgın hastalıklar,
kuraklık, savaş kaybetme gibi büyük felaketlerin yaşandığı günlerde ''en sevdikleri çocuklarından birini'' tanrıları Baal'e kurban verirlerdi.
-New South Wales'da bazı kabilelerde, her kadının ilk doğan çocuğu, bir
dinsel törenin parçası olarak kabile tarafından yenirdi.
-Eski Isparta'da da çocuklar doğduklarında topluluğun yaşlılarına götürülür,
yaşayıp yaşamayacaklarına onlar karar verirdi. Sağlıklı olanlar ana babalarına verilirken, sakat ve hastalıklı olanlar öldürülürdü. İstenmeyen çocukların öldürülüp derelere atıldığı Ortaçağ'da her adımda bir çocuk ölüsüyle karşılaşmak olağandı. _________________
Tarih: Pzr Arl 24, 2006 5:19 am Mesaj konusu: Re: ''Tabular ve Tuhaf Adetler''
Ra demiş ki:
[-KİRLİLİK ADETİ VE LAZIMLIK KULLANAN AVRUPA-
-Ortaçağda Avrupa'daki rahibelerin yüz ve ellerinden başka yerlerini yıkamaları kesin olarak yasaklanmıştı. Kastilya Kraliçesi İsabella bile 50 yıldan fazla süren hayatı boyunca iki kez banyo yapmıştı.
-Kirlilik adeti Amerika'ya da bulaşmış Pennsylvania ve Virginia eyaletlerinde ''banyo yapmayı yasaklayan'' ya da belirli kısıtlamalar getiren kanunlar çıkarılmıştı. Philadelphia'da ise kanunla bir ay içinde birden fazla banyo yapan insanlar cezaevine gönderiliyordu.
-Tuvaletle henüz tanışmayan Avrupa'da lazımlıkları sokaklara boşaltma adeti 17. yüzyıla kadar sürdü. Fransa krallarından 14. Louis, gününün belli bir zamanını lazımlığında oturarak geçirir, devlet işlerini de buradan yürütürdü.
-1600'lerde İstanbul'a gelen İngiliz büyükelçiler, lazımlık kullanma ve bunu da pencereden boşaltma adetleri yüzünden şehirden uzak olan Tarabya'yaki bir konağa gönderilmişti. 19. yüzyıla gelindiğinde, kesin olarak tuvalet kullanma sözü vermeleri üzerine Taksim'e taşınmalarına izin verilmişti.
Eee boşuna dememişler "Temizlik İmandan Gelir" diye... _________________ Ben Kalpleri Kırarak Değil, Kazanarak Hükmederim...
Haklısın MeRu'cum ama maalesef en pis milletlerden biriyiz. Sokağa tükürmek, milletin ortasında sümük çekmek bizde; yerlere çöp atmak bizde, herkesi aynı kefeye koymamak gerekse de maalesef çoğunlukla milletimiz böyle.. Üstelik:
Alıntı:
1600'lerde İstanbul'a gelen İngiliz büyükelçiler, lazımlık kullanma ve bunu da pencereden boşaltma adetleri yüzünden şehirden uzak olan Tarabya'yaki bir konağa gönderilmişti. 19. yüzyıla gelindiğinde, kesin olarak tuvalet kullanma sözü vermeleri üzerine Taksim'e taşınmalarına izin verilmişti.
bu çok doğru, hatta "Efes Antik Kenti" gibi tarihi yerleri gezdiğimizde ilk kanalizasyon sisteminin, taş tuvaletlerin M.Ö tarihlerde ilk kez Anadolu'da kullanıldığını görüyoruz. Şunu demek istiyorum, ilkellikten modernliğe yolalan ülkelerin yanında, biz modernlikten ilkelliğe doğru yolalmışız.. En basitinden 2006'dan 2007'ye geçtiğimiz şu günlerdeki bırakın küçük yerleşimleri, büyük şehirlerimizdeki alt yapıya bir bakın.. _________________
Bir dahaki sefer ellerinizi yıkarken suyun sıcaklığı tam istediğiniz gibi değilse eskiden İngiltere'de bu işlerin nasıl yapıldığın düşünün. 1500'lerde İngiltere'de işler şöyle yapılıyordu:
İnsanların çoğu Haziran'da evleniyordu Çünkü senelik banyolarını Mayıs ayında yapıyorlar, Haziran'da hala çok kötü kokmuyorlardı. Ama yine de kokmaya başladıkları için gelinler vücutlarından çıkan kokuyu bastırmak amacıyla ellerinde bir buket çiçek taşıyordu...
Banyolar içi sıcak suyla doldurulmuş büyük bir fıçıdan meydana geliyordu. Evin erkeği temiz suyla yıkanma imtiyazına sahipti. Ondan sonra oğulları ve diğer erkekler, daha sonra kadınlar, sonra çocuklar ve en son olarak ta bebekler aynı suda yıkanıyordu. (bari önce bebekleri yıkasalar)Bu esnada su o kadar kirli hale geliyordu ki içinde gerçekten bir şeyleri kaybetmek mümkündü. İngilizce'deki "banyo suyuyla birlikte bebeği de atmayın" (Don't throw the baby out with the bath water) deyimi buradan gelmektedir...
Ben tarihi seviyorum...Kimin ne olduğunu asla unutturmuyor... _________________ Ben Kalpleri Kırarak Değil, Kazanarak Hükmederim...
bayanlar o kadar makyaj yapar oldularki modernleşmek adı altında botokslar şaşıran yüzler bakın bakın örnek aldığınız toplumları artık akıllanın...... _________________
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız