Tarih: Pts Oca 29, 2007 7:18 am Mesaj konusu: anladım! benim degilsin..yarim degilsin...
Doğru yerden başlayamadık biz...
Beraber yürüyebileceğimiz yolun başlangıç noktasını bulamadık. Ortasından daldık yola, bir anlık bir mutluluk, bütün bir yaşama yetebilecek bir umut yaşadık...
Ama hayat tek bir hamleyle bizi yolun farklı taraflarına atıverdi işte. Sona ulaşamadan; ellerimiz bomboş, dudaklarımızda çocukca bir gülümseme kalakaldık yolun kenarındaki çorak topraklarda. Oysa birbirimize yağmur olabilirdik biliyorum. Çok şey olabilirdik birbirimize; daha az yıkılmış olsaydık, yolun başını bulabilmiş olsaydık...
Şimdi yanımda olsaydın; dudaklarınla silerdin gözlerimdeki yıldızları, ellerinle ay olurdun geceme biliyorum...
Ellerimiz bir daha asla birleşmeyecek, buluşamayacak bir daha gözlerimiz, aynı buruk gülümseyişle aralanamayacak dudaklarımız. Belki de seni tekrar gördüğumde gözlerinde bana ait hiç bir iz kalmamış olacak. Parmakların tenimin tadını unutmuş ve ben de iyice içime gömmüş olacağım dokunuşunun sihrini…
Ayrı taraflarında olacağız yolun, dokunmak bizim gücümüzün dışında bir düş olacak. Engeller olacak aramızda; insanlardan, verilmiş sözlerden, anıların hoyratlığından oluşan engeller. Onları aşmak ya da aşmayı denemek bile acının adı olacak.
Biliyorum; birlikte pek çok şeyi aşabilirdik biz. Her şeye yeni bir yüz giydirip, sesleri müzikle bezeyebilirdik. Çünkü aramızda başka benlikler, kırık dökük başka aşklar olduğu halde dokunabilmiştik birbirimizin özüne yine de...
Bir gün geriye dönüp baktığımda tutunacak tek bir dal, dayanıp güç alabileceğim hiç bir anı göremesem de ellerinin sıcaklığı hala geziniyor olacak saçlarımda. Bir tek işte o dokunuşun büyüsü kaybolmayacak asla... Biliyorum…
İki elim kalbimde,bastırdıkça kan sızıyor.
Nerde yanlış yapıyorum.
“tütün bas dinsin “ diyorlar.
Bilmiyorlar..
Ben kanımı yandıkça tüten ölü kokusuna gömüyorum..
Mazgallar da can çekişen izmaritleri,
deva olur diye göğüs kafesime mahkum ediyorum.
Ucu ateş olmayan tütün ne çare yarama…
Harmanları savuruyorum karanlık göğe,
Har vuruyorum dikiş tutmaz gönlüme.
Sonra bir düşten uyanıyor,
Elimi eteğimi çektim diyorum laf tutmaz ,
ahmak gönlüme..
Elimden tutup sırrı gizlenmiş aynaya döndürüyor suretimi ,
Dudağımdaki kana bakıyorum ,
Ve korkunun tene yansıyışıyla ,
Korkmuşum diyorum düşümde…
Her infaz öldürmüyor insanı,
Bunu öğreniyorum.
Ve biliyorum,
yavaş yavaş gelecek sonum…
Gece bana mahkum,ben müebbete.
Onun sonu göz tırmalayan ışık,
Benimki sadece içime duyurulan bir çığlık..
“biter” , ”geçer” diyor sağ yanımdan bir ses,
“kimsin “ çıkıveriyor kurumuş dudaklarımdan,
meleğinim senin diyiveriyor.
Ona söylemiyorum ama,
ben her defa sol yanımdakini dinliyorum…
“bitmeyecek”, ”geçmeyecek “ yükünü bırakıyor.
Sağda ki direnişe rağmen ,
sol yanıma selam veriyorum..
Hazırsa her şey, başlasın sefer!
Yolcu yolunda gerek…
Aşkın yanına gömün hala can çekişmiyorsa eğer,
Ki ölü değilse toprağımı o serper.
Ve yüzümü şehri yar/a döndürün…
Bana müsaade…ölümle randevum var,
Bedenimde ki beyazlıkta kan lekem..
Elinizi değmeyin,sıcağı soğumayan tenime,
yar/dan yaram var…
ateşin koru cehenneminizi yakar….
Keskin bir leş kokusu şimdi tenime dolan,
Sessiz olun! Sâlam okunuyor…
_________________
En son __yigit__ tarafından Çrş Şub 07, 2007 8:50 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sana mektup yazmanın anlamsızlığını biliyorum; biz her şeyi beraber yaşadık. Yaşananları yaşayanlar okusun diye yazıya dökmenin de bir anlamı yok, ancak başkaları okursa belki bir anlamı olur. Bilmem her zaman yanlış yapmama engel değil; belki de hataların cazibesi burada. Biliyorum, sana yazacağım bu ilk ve son mektubu, posta kutuna atılmış bir reklam broşürü, ödenecek bir fatura gibi isteksiz alacaksın; okumadan doğruca çöpe atacaksın,; belki de şekli dikkatini çekecek; sonra bakarım deyip, özenle çantana koyacaksın. Sonran çabuk gelecek, önce ayakta, sonra koltuğuna oturup okuyacaksın; veya her sonraya bırakılanlar gibi unutulacak, bir gün buda neymiş deyip rujunu silip atacaksın. Her iki halde de çöpçünün eline geçecek, sigara molasında, bir ağaç gölgesinde can sıkıntısını gidermek için oturup okuyacak; oda senin gibi yazdıklarımdan hiçbir şey anlamayacak. Önce sigarasını ortasında söndürüp, sonra buruşturup bir kenara fırlatacak. Bir şeyi anlatamamak ve yazamamak ne kadar acı.
Senle kayıtsızca, söylemek istediklerimi söylemeden, söylediklerini dinlemeden yaşadım. Tamam hatalıyım, bütün suç bende seni hiç anlamaya çalışmadım. Ama sende hatalısın: Seni kitap okurken görmedim, yazdıklarıma tahammülün yoktu, hiçbir şiirimi beğenmedin. Hiç Şarkı söylemedin, radyo programlarından sevdiklerin için istekte bulunmadın. Seni, sokakta çocukların başını okşarken, parkta kuşlara yem atarken, bir çiçeği koklarken, dilencilere sadaka verirken, görme özürlü birini caddeden karşıya geçirirken, yaşlıları dinlerken, hasta ziyaretine giderken, hiç görmedim. Sakarlıkların yoktu, yağmurda ıslanmazdın, buzda kaymazdın, evde terliksiz gezmezdin, geceliksiz yatmazdın, dua etmezdin, sevişmezdin, doğurmazdın, sevmezdin. Boş bir gurur, taş gibi mağrur, sebepsiz inciniş, burnu dik bir duruş, seslere sağır, inadına sessiz, dalgın düşünüş, içinde bir can var mıydı bir türlü bilemedim. Seni gülerken, ağlarken görmeyi ne kadar çok isterdim. Sen ruhu olmayan bir güzeldin.
Mektubumu neden yuvarlak bir kağıda yazdığımı sorma; bir noktadan muhtelif uzaklıktaki noktaların birleşerek oluşturdukları bir düzlem sonuçta. Merkezindeki kocaman delik sen, çevresinde spiral dönerek merkeze yönelen, merkezdeki delikten arka yüze geçen; dışa doğru spiral olarak açılıp düzlemden çıkıp giden satırlar ben. Yuvarlak laflar etmeyi hiç beceremedim, hislerimi hiç gizleyemedim. Hayatım roman, başladım bitiremedim. Dilbilgisini öğrenemedim, noktalama işaretlerini doğru kullanamadım. Bir mektup yazdım, onu da zarfsız gizlice posta kutuna attım. Oldum olası haksız yere damgalanmayı; nedenini sorma, ikametgahı oturduğun yer olan seni hiç sevmedim.
Not: İş bu mektup tarafımdan tek nüsha olarak yazılmıştır. Okuyucunun onayından sonra geçerlidir. İzin alınmadan yayınlanamaz, telif hakları okuyucuya aitti
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız