Kayıt: Aug 29, 2005 Mesajlar: 3955 Nerden: Teknem ile gezdiğim cennetlerden..
Tarih: Pts Şub 05, 2007 10:39 pm Mesaj konusu: Kaş Yaparken Göz Çıkartmak
Masumane işlenmiş bazı hatalar vardır; hani birisine iyilik yapayım derken zararı dokunmak, iltifat edeyim derken karşısındakini gülünç duruma sokmak, saygı göstereyim derken aşağılamak gibi. Tamamen iyi niyete bağlı bu tür hatalar için dilimizde “kaş yaparken göz çıkartmak” denir.
Resmi tatilin Cuma günlerinde yapıldığı eski toplumumuzda düğünlerde bu güne rast getirilir ve Perşembe akşamından da gelin hanım süslenirmiş. Kuaförlerin, güzellik salonlarının, moda evlerinin bulunmadığı o zamanlarda gelini süsleyen hanımlara meşşata, kalemkar veya yüz yazıcı, bu faaliyete de koltuk merasimi denilirmiş. Koltuk merasiminin hanımlara has eğlenceleri olur ve bir tür kına gecesi gibi çalınıp oynanılır, gülünüp eğlenilir imiş.
Böyle bir koltuk merasiminde kalemkar kadı, konağın sofrasında eğlenen davetliler arasında gelini oturtmuş dizinin dibine ve başlamış sanatını icra etmeye. Saçlar, dudaklar, yanaklar derken sıra yüz yazmanın en nazik yerine yani kaşlara gelmiş. Kalemkar önce cımbızla fazla tüyleri almış, kaşı boyayıp inceltmiş ve özel kalemi ile şekil vermeye başlamış. Olacak bu ya, tam o sırada, ortada oynamakta olan yengelerden birinin ayağı kaymış. Kadıncık yere yuvarlanmayayım derken kalemkarın dirseğine indirmiş tekmeyi. Elindeki sert uçlu kalem de gelin hanımın gözüne bir ok gibi saplanmış. Feryatlar, bağırış-çığırışlar ile düğün evi birden karışıvermiş. Acele hekim çağırıldıysa da nafile, gelin hanım ömrünün geri kalanını bir gözü kör yaşamış.
O günden sonra kalemkar bir daha gelin yüzü yazmaya çağrılmamış. Hatta adı anıldıkça, “Haaa! Kaş yaparken göz çıkaran kadın mı?!.” diye de söylenmeye başlamış.. _________________
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız