Tarih: Pzr Mar 18, 2007 6:02 pm Mesaj konusu: çanakkale şehitlerine
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ
Tarih 18 Mart 1915. Gelibolu'da Türk askeri canını hiçe sayarak, göğsünü siper ederek bir kahramanlık destanı yazdı. Çanakkale geçilmezdi, onlar da düşmanı Çanakkale'den geçirmediler.
Onları İstiklal Marşı'mızın yaratıcısı Mehmet Akif Ersoy'un o güzel dizileriyle bir kez daha anıyoruz! Ruhunuz şaad olsun!
Kızılca kıyametin koptuğu günlerdi.
Adına “Çanakkale” denen destanı yazacak koç yiğitler, dilde Allahü Ekber, niyetlerde zafer ile düşmüşlerdi cephe yollarına. Vatan ki, emanetti anadan babadan; vatan ki korunmalıydı hain düşmandan.
Düşmana ‘illallah’ dedirtecek er oğlu erlerden biriydi Ali. Anasının en büyük arzusu oğlunun hâfızlığını görebilmekti. Ali, gayretlerinin semeresini almış, hâfız olmuştu; anasının yüreciği sevinçle dolmuştu. Ağzı dualı Ali’nin anası; ‘Bir de oğlumun mürüvvetini görsem!’ diye geçirdi içinden. Âh bir görebilsem! Köyün, güzel olduğu kadar terbiyeli, hanım hanımcık kızı Adeviye’yi Ali’ye istediler. Adı gibi iyilikseverdi Adeviye. Çok geçmeden düşman ateşinin gölgesinde sâde bir düğünle evlendiler. Adeviye, Ali’yi kendi elleriyle hazırladı cepheye. ‘Git Ali’m!’ dedi Adeviye. Vatan için, doğacak evlâdımız için git, dedi. Gitmek lâzımdı. Neylersin ki evde oturma zamanı değildi. Vazife kurşun kadar ağırdı. Vatan söz konusu olunca geçilirdi serden. Ali, acısını içinin en girift yerine gömüp “Yine geleceğim.”dedi. Silâhıyla, silâh yoksa süngüsüyle, o da yoksa bedeniyle siper olacaktı ya düşman ateşine. Düşmanı savacak ve dönecekti evine.
Ali gitmişti bir kış soğuğunda. Cepheden şehitlerin haberi tez ulaşıyordu köye. ‘Ali’mden bir haber var mı?’ diyordu Adeviye kalbi yerinden fırlarcasına. Bir haber yoktu Ali’den. Sağ mıydı, yaralı mıydı, adı sanı bilinmez bir yerde şehitlerin arasına mı karışmıştı, bilen yoktu. Adeviye günlerce, mevsimlerce bekledi, bekledi. Giden gelmiyordu, acep nedendi?
Günler yokluk, kıtlık ve sıkıntıyla geçiyordu. Asker Ali’den iyi veya kötü, bir haber gelmiyordu. Adeviye’nin tesellisi minik yavrusu Cevdet’i olmuştu. Çalan her kapı, duyulan her ayak sesi, Adeviye’nin yüreğini hoplatıyordu. Ya gelen Ali ise! Rüyalarında her dâim Ali’yi görüyor, asker kıyafetiyle karşısında mütebessim çehreyle duran Ali’nin yaralarını pansuman ediyordu. Rüyalara sık sık gelen Ali, kendi evine gelmiyordu bir türlü. Babasının bir fotoğrafını görmeden büyüyen Cevdet, yürümeye başlamıştı. Cevdet, Çanakkale’yi anlatan ninnilerle büyümüş; masal yerine, destanlar dinlemişti anasından.
Ülke düşmandan temizleneli yıllar olmuştu. Ali’nin âkıbetinden haber yoktu. Kolunu, bacağını, bedeninden bir parçasını Çanakkale’de bırakan erler de dönmüştü köylerine. Köylü; ‘Kocan şehit olmuştur, bekleme artık Ali’yi.’ diyemedi.
Yaslı anacığına acısını unutturmaya çalışan Cevdet büyümüş, iş güç sahibi olmuştu. Adeviye ne vakit bir yere gidecek olsa, ‘Baban gelirse, çağır beni oğul!’ derdi. Komşulara gitse, mevlide, akrabalara gitse, hep aynı sözü söylüyordu oğluna: ‘Baban gelirse, çağır beni oğul!’
Günler yerinde durmadı. Zaman çark misali döndü. Alınlarda çizgiler derinleşti, saçlara beyazlıklar aktı. Adeviye, Ali’nin geleceği ümidiyle yaşadı durdu. Her sözünün sonunda Cevdet’e, ‘Baban gelirse…’ diyordu. Adeviye, güçten takatten kesilmişti. Geri dönülmez hastalığın pençesine düşmüştü. İyice ağırlaşmıştı artık. Son demlerinde oğlu Cevdet’i yanına çağırdı, yavaşça: ‘Oğlum!’ dedi. “Bana iyi baktınız. Hakkınızı helâl edin. Baban bir gün gelirse ona; ‘Annem seni hep bekledi.’ de.” Cevdet’in ve oradakilerin gözlerinden sicim sicim yaşlar boşalırken Adeviye beklenmedik bir şekilde irkilerek doğruldu, kapıya doğru gülümseyerek “Hoş geldin Ali, hoş geldin!”diyerek ruhunu teslim etti.
Değil miydi ki şehitler ölmezlerdi, Rab katında diriydiler.
Bu hikâyedeki hâdise ve şahıslar tamamen gerçektir.
(alıntı) _________________ Ben Kalpleri Kırarak Değil, Kazanarak Hükmederim...
önemli olan çanakkale ruhunu yüreğimizde yaşatmamızdır ve o an gelirse aynı şeyi yapacağımıza inanmamızdır.bu inancı yitirirsek bu ülke ele geçirilmek üzere gözlerin dikildiği yerdir..... _________________
Her TüRK Asker doğar.. Çanakkale şehitlerini RahmetLe Anıyoruz. _________________ Herkes Aynıyken Ben FarkLıydım.. Şimdi Herkes FarkLıLık Peşinde Ben Yine AynıYım..
Her TüRK Asker doğar.. Çanakkale şehitlerini RahmetLe Anıyoruz.
+1 aradan bir sene geçti kendime katılıyorum tekrar. _________________ Herkes Aynıyken Ben FarkLıydım.. Şimdi Herkes FarkLıLık Peşinde Ben Yine AynıYım..
ŞehitLerimizin Ruhunun Şad oLması iÇin Herkes üzerine düşen görevi en iyi şekilde ve en DOĞRU şekilde yapmak zorundadır.
Çok çalışmamız, vatan için çalışmamız lazım. _________________ iSyanım Kadere deiL vefasızLara..!
Kayıt: Nov 24, 2007 Mesajlar: 325 Nerden: AyNı GöğüN FaRKLı EzgiLeriNDeN
Tarih: Cum Nis 04, 2008 8:15 am Mesaj konusu:
Böyle bir başlık açtıgın için teşekkür ederim Site_Polisi
Ne GüzeL Demiş Şair İstiklal Marşımızda:
"Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı,
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı!" Bu sözün izinde gitmemiz ve vatanımızı ilelebet korumamız dileğimle(şehitlerimizi saygıyla anıyorum ) _________________
BİLgin Ve MaL Varlığın Öldüğünde SeninLe Gitmez;Götüreceğin Sadece VİCDANINDIR.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız