Tarih: Pzr Nis 10, 2005 12:08 am Mesaj konusu: DoStLuK...
savaşın en kanlı günlerinden biriydi.arkadaşının az ilerde kanlar içinde yattığını gören asker, tam cepheden dışarı atıyordu ki kendisini, başka bir arkadaşı kolundan tutarak geri çekti:
" ne yapıyorsun, delirdin mi sen?oraya gidersen dönmen imkansız!hem o çoktan ölmüştür bile!"
asker dayanamadı dostunun o kanlar içindeki haline ve fırladı cepheden.kurşunların arasından sıyrılarak gitti ve bir mucize gerçekleşti; arkadaşını sırtına almış bir vaziyette geliyordu.fakat ölmüştü arkadaşı.
onu cepheden çıkarken durdurmak isteyen asker;
"gördün mü sana gitme demiştim.o ölmüş, hiç bir işe yaramadı bu yaptığın"
"hayır" dedi diğer asker."yanına gittiğimde sağdı, ve onun son sözlerini duymak dünyalara bedeldi benim için"
ölen askerin dostuna son sözleri şunlar olmuştu;
Ülkenin birinde iki gerçek dost yaşarmış.
Birinin malı, ötekinin malı gibiymiş.
Anlaşılan o ülkede dostluk, bambaşkaymış...
Bir gece ülkede herkes dalmış derin uykulara.
Orada güneş battı mı, fırsat bu fırsat der,
uykunun tadını çıkarırmış millet.
Gece yarısı bizim dostlardan biri, fırlamış yatağından,
koşmuş doğru dostunun evine.
Uyandırmış hizmetçileri tatlı uykularından...
Dostu, yukarıdan duymuş sesini. Hemen kaptığı gibi
kılıcını, kesesini, koşmuş dostunun yanına...
"Hayrola!" demiş, merak içinde, soluk soluğa...
"Sen, kolay kolay uyandırmazsın kimseyi,
uykuyu da seversin üstelik.
Kumarda kaybettiysen; al şu keseyi.
Evini bastılarsa; işte buradayız ben ve kılıcım.
Haydi gidip haklarından gelelim.
Yalnız yatamaz mı oldun yoksa???
Benim güzel cariyeyi al git öyleyse..."
"Yok a canım." demiş dostu... "Ne o, ne de bu.
Rüyamda biraz düsünceli gördüm seni...
Sakın başı dertte olmasın deyip koştum.
Kusura bakma dostum!"
Gerçek bir dostu olmak ne güzel bir şey!
Derdini açmanı beklemez bile...
Kendi bulup söylemek ister, belki sen çekinirsin diye.
Sevdiği insanın üstüne titrer,
bir düşten, bir hiçten nem kapar. _________________ Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat sunulmuş bir armağandır insanogluna!..
Hiç sanmIyorum artIk dostluklarda bile çIkar söz konusu.... _________________ Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat sunulmuş bir armağandır insanogluna!..
Dostlar ırmak
gibidir,
kiminin
suyu az, kiminin çok
kiminde elleriniz ıslanır
yalnızca
kiminde ruhunuz yıkanır
boydan boya
insanlar vardır; üstü
nilüferlerle kaplı, bulanik bir göl
gibi...
Ne kadar uğraşsanız görünmez
dibi.
Uzaktan görünüsü çekici,
aldatıcı
içine daldığınızda ne kadar
yanıltıcı....
Ne zaman ne geleceğini
bilemezsiniz;
sokulmaktan korkarsınız,
güvenemezsiniz!
insanlar vardır; derin bir
okyanus...
İlk anda ürkütür, korkutur
sizi.
Derinliklerinde saklıdır
gizi,
daldıkça anlarsınız,
daldıkça tanırsınız;
yanında kendinizi içi boş
sanırsınız.
insanlar vardır, coşkun bir
akarsu...
Yaklaşmaya gelmez, alır
sürükler.
Tutunacak yer göstermez
beyaz köpükler!
Ne zaman nerede bırakacağı
belli olmaz;
bu tip insanla bir ömür
dolmaz.
insanlar vardır; sakin akan
bir dere...
İnsanı rahatlatır, huzur
verir gönüllere.
Yanında olmak başlı başına
bir mutluluk.
Sesinde, görüntüsünde tatlı
bir durgunluk.
insanlar vardır; çeşit
çeşit, tip tip.
Her biri başka bir karaktere
sahip.
Görmeli, incelemeli, doğruyu
bulmalı.
Her şeyden önemlisi insan,
insan olmalı...
insanlar vardır; berrak,
pırıl pırıl bir deniz.
Boşa gitmez ne kadar
güvenseniz.
Dibini görürsünüz her şey
meydanda.
Korkmadan dalarsınız, sizi
sarar bir anda.
Içi dışı birdir çekinme
ondan.
Her sözü içtendir, her
davranışı candan...
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız