Şarkı Sözleri
www.Mavilim.Net - SarkI sozleri , Siir , Arkadaslik hatti , Fikra , Itiraf , Yemek tarifleri , Chat , Sohbet , Resim , Oyun , Hoteller , Moteller: Forums

0 :: Başlığı Görüntüle - Kayıp Han
 SSSSSS   AramaArama   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olunÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun   LoginLogin 

Kayıp Han

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    0 Forum Ana Sayfası -> Aşk , Sevgi , Dostluk
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
MAHONEY
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye


Kayıt: May 02, 2005
Mesajlar: 878
Nerden: Bilinmiyor

MesajTarih: Pzr May 22, 2005 9:42 am    Mesaj konusu: Kayıp Han Alıntıyla Cevap Ver

yolcu -1-

Ölüm beni istiyorsa karşı koyamam,yaşamaya mecbursam kolay ölemem…

Gök yüzünde bulutlar dans eder gibi eserken yağmur damlalarıyla ilerliyordu şövalye atının dizginleri elinde.zaman sabaha göz kırparken dağlar ardından güneş gözüyle ,şehrin surları ağlamaklı yaşlarla uğurluyordu bu onurlu şövalyeyi.atının dizginlerini çekip durdurdu yoldaşını ve dönüp şehre baktı hüzünle ve gururla…
Gölgeleriyle ulu surların duvarlarında yağmurlar göz yaşı gibi izlerle süslenmişti.ardında sarayın gözcü kuleleri gök yüzüne baş kaldırırcasına asi ve tehditkar ama bir o kadar huzurlu ve davetkar duruyordu, yüzyıllardır.anıları tasmalarını koparmadan gözlerini kapadı şövalye.buruk bir özlemle yoluna döndü usulca.zamana inat asıldı atının dizginlerine ,dörtnala bir yoldaş üstünde hızla aktı yollara…

Onuru elinden alınmış gururu satılmış bir fazlalıktı artık inancı için.durmadan ilerledi yoların çamurunda,günlerce ,haftalarca…geride kalmıştı artık yıllardır büründüğü kimlik.o güzel şehrin sokaklarında,hanlarında ve saraydaki masanın cilasındaki yansımalarda.güzel kadınların kalbinde yakışıklı bir şövalye olarak yaşıyordu …şimdiyse kimliksiz ve hayalsiz bir yaşam vardı yollarının sonunda.vazgeçilmiş bir geçmiş ,bir hayat kovalar mıydı şimdilerde şövalyeyi bilinmez.her değişim bir bedel isterdi elbet ,böyle öğretilmişti hayat.ya değişmeden bedelini ödemek geleceğin…işte buydu şövalyenin ruhuna takılıp kalan cevapsız soru.

Ormanlar içinden geçti gecelerde.yağmur damlaları durmaksızın sevişirken bulutlarla,gözlerini kapıyordu yıldızlar gecelerde.ruhların her bir gölgesi bürünmüş iken ağaçların gövdelerine korkusuzca sürdü atını şövalye.unutuyordu beyni ruhundaki izleri gizlemeye çalışırken geçmişi.her bir adımda yollara gömdü anılarını, nedeni belirsiz bir göçtü bu insanların anlayamayacağı düşlerde.


Ruhu artık tükenmeye başlamışken yollara bir köy çıkmıştı karşısına,ormanın sınırında,seyrek ağaçlar arasında.ruhundaki huzur tırmanırken kasvetine yavaşladı yoldaşı seyrek otların huzurunda.terler alnında elmas sanırken kendini eliyle sildi şövalye.güneş zamanı öldürmeye başlamış iken soluk ışıklarıyla köhne yapıların bacalarında kayboluyordu.dumanlar yanan odunların çığlıklarını taşırken gök yüzüne sürdü atını kurumaya ant içen yolda.

Çitle çevrili küçük bir kulübe önünden geçerken iri bir köpek başladı havlamaya ve gözleri ansızın kapanan perdeyi yakalamıştı ancak…gülümsedi.az ileride yaşlı birkaç kadın evlerine girdi. Birkaç köpek daha başladı hırlamaya…aldırış etmedi şövalye,sürdü atını usulca.meydana geldi bir derenin böldüğü,köprünün birleştirdiği.bir kaç avcı ormandan çıkmış sırtında avları meydana iniyordu tepeden.nerdeydi bu köyün insanları…

Atından indi asilce ki buda artık anlamsızdı ruhunda.dizginleri ellerinde ilerledi köprüye.bir kaç adım daha karşıdaydı şimdi şövalye.kadim bir ağaç,dallarını eğerken yerlere zaman bükmüş belini yollara,köylüler ise kırbaç olmuş bu eziyete.dallarıyla birleştirmiş toprağı tahtadan duvarlarla.bir eski tahta kapı ile takmışlar bir eski tabela.üzerine yazmışlar oyma ile Kayıp Han…

Boş meydanda ilerledi şövalye ağır adımlarla.sessiz bir dünyanın gölgesiz hanına.bağladı atını bir kuru kütüğe,okşadı sevgiyle yelesini.zırhında çamurlar pelerininde yırtıklar,kınında kılıcı…itti kapıları bir başlangıç gibi…birkaç meraklı göz ,olması gereken ilgisiz köylüler ve bilgece süzen nadir gözler vardı loş ışıklar altında.ufak bir hanın ufak tefek insanları vardı, ruhları büyük,kalbi derin ,derin ve basit ve ulu…birkaç saniyede eskisine döndü zaman onlar için…ağır adımlarla kök saldı yerlere şövalye.yüreğinde bir sıcaklık eritirken geçmişin izlerini buzlar misali oturdu en köşedeki şömine başına.en eski en büyük masaya…ateş ısıtırken göz bebeklerindeki donukluğu kuruldu sandalyeye.bekledi ilgisiz olan bu yerdeki ilgisiz hancıyı…merakla…düşündü…kim bilir var mıydı başka yolunu kaybetmiş bir yolcu bu diyarda…
_________________
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder MSN Messenger
MAHONEY
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye


Kayıt: May 02, 2005
Mesajlar: 878
Nerden: Bilinmiyor

MesajTarih: Pzr May 22, 2005 9:42 am    Mesaj konusu: Re: Kayıp Han Alıntıyla Cevap Ver

“Işıltısız bir gecenin son damlalarını akıtıyordu evren, dünyanın bu unutulmuş diyarına.gökyüzündeki bulutlar fırtınaya gebe dans ederken rüzgarlar esiyordu rüyalarda.şafak vaktine az kalmıştı ki uyandı kabile savaşçısı.başı ağrıyordu.dizlerini çekip yattığı yerde doğruldu.ağrıyan başını ellerinin arasına alıp düşünmeye başlamıştı;
ne ıslak bir geceydi,oysa daha yağmur bile başlamamıştı ve onun için kaçmak hiç bu kadar terli olmamıştı.Neden ve kimden kaçtığı önemli değildi aslında.birazdan yağmur damlalarını düşürmeye başlayacaktı üzerine ve kaçmak zorundaydı.
Atlatılması gereken acılar vardı ruhunda ve kabullenmesi gereken değişimler vardı dünyasında.yapılabilecek her şeyi yapmıştı doğru olduğuna inandığı fakat hayat çemberinin bir noktasına takılmaya mahkum bir toplumun parçasıydı ve kuruyan bir yaprak gibi kopmak zorundaydı dalından.
Biliyordu,aşılması gereken bir ben vardı benliğinde ve unutulması gereken bir geçmiş. çelişkiler filizlenirken ruhunda kaldırdı kafasını savaşçı ve etrafına baktı.yaşam her yerdeydi.rüzgarda savrulan yaprakların sesinde,çiselemeye başlayan yağmurun damlalarındaydı yaşam.silkinip ayağa kalktı.yüzyıllardır sürmüş bir esaretten kurtulmuş gibiydi geriye baktığında. fakat yüreğinde bir burukluk bir korku vardı.nereye gidecekti ?
Yüreğinde umut vardı aslında.değişimin heyecanını duyumsuyordu ruhunda.buruk bir tadı,kanca gibi bir ağrısı vardı yeniliğin.derin bir nefes aldı,yürümeye başladı.köyünde geçirdiği günler keldi aklına .adımları yavaşlamıştı artık düşünürken geçmişi.bağımsız küçük bir kabilenin insanıydı ama büyük düşler besliyordu beynindeki zindanlarda.ne bilirdi ki zamanı geldiğinde bu düşler koparacaktı tasmalarını.bir kurdun tebessümü belirdi yüzünde bir an.şaşkındı ama mutluydu da içten içe.geçmişi düşünmeye devam etti adımlarının hızında.seneler geçtikçe ailesinden kopmaya başlamış,içinde bulunduğu evreni sorgular olmuştu.onun aklı tabusuz zamanlarda tasmasız geziyordu. ne garip bunca yıl içindeki gerçeğe aykırı yaşamıştı kendisini.

Yağmur damlaları düşmekten bıkmanın verdiği sinirle intihar edercesine hızla çarpıyordu yeryüzüne.gökyüzü savaşçının vurdumduymaz dalmışlığına kızmış olacak ki kükredi birden ışıklar çizerek bulutlara.birden yere sindi ufak bir bebek gibi.o kadar dalmıştı ki geçmişindeki anılara unutmuştu zamanı ve kendini savaşçı.soluk soluğa kalmış ne kadar süredir yürüdüğünü düşünüyordu şimdi.bir an önce sığınacak bir yer bulmalıydı yeniliklerinde.
Yerinden doğrulduğu gibi hızla ilerlemeye başladı savaşçı.kendini kamçılanıyor gibi hissettiriyordu bulutların acımasız göz yaşları.o kadar dengesizdi ki içinde taşıdığı ruh,bir mutluluktan bir üzüntüye atlıyor oradan cesarete tırmanıyordu.planlar,hedefler zamanın peşindeki kurtlar misali koşturuyorlardı beyninde.yağmur hiç hızını kesmiyordu kovalarcasına peşindeyken savaşçının.ağaçların dalları daha bir vahşi olmuştu .her adımda geçmişi daha bir geride bırakıyordu savaşçı. tur bindiririm diye düşünüyordu belki savaşçı.gülüyordu çünkü, yüzündeki tüm çarpıklıkla.
Güneş bulutların ardında ömrünün sonuna yaklaşmıştı ki az ileride bir açıklık gördü ağaçlar arasında.açıklığın gölgesiz karanlıklarında birkaç kulübe vardı.ve daha önce fark edemediği dumanlar hayaletler gibi yükseliyordu doğmaya başlayan ayı karşılar gibi. korku dolu bir sevinç miydi hissettiği bilmiyordu ama midesinde ağrılar horon tepmeye başlamıştı.yorgunluktan diye düşünüyordu savaşçı.yoksa korkusu cesaretine üstün geldi de gaz mı veriyordu cesarete?ilerledi çamurlu yollarda tekrar başlayan yağmura aldırmadan.ufak bir köydü burası kabilesinden daha ufak…birkaç köhne kulübe gördü çitlerle çevrili…ha birde yine yakalamıştı köpekler bu akşam gelen ikinci yabancıyı.köpeklere pek yaklaşmadan tedirgince ilerledi köye.ağaçlar arasından sıyrılarak ufak bir patikayı takip etti. köyün meydanına çıkan her hangi ufak yollardan biriydi bu çamurlu ve taşlı…kimsecikler gözükmüyordu ,hıhh kim olurdu ki bu havada dışarıda…diye düşündü savaşçı.bir kaç kulübenin ışığından sakınarak çıktı meydana,bir derenin böldüğü,bir köprünün birleştirdiği.üşüyordu ve sessiz ve gölgesiz bu köy neresiydi,ya birde şu bulutlar ağlamayı kesse nede güzel olur diye düşündü savaşçı.
yıldız yorganı çekmeye uzanmış iken evren ulu bir ağacın silüeti doğdu karşısında.çok eski bir ağacın yaşamaktan bıkmış haykırışıydı savaşçı için bu görünüş.bir handı burası ağaçla bütünleşmiş.yüzünü buruşturdu bir an ,bir an huzurun sarhoşluğuna düştü savaşçı.ağır adımlarla ilerledi…ilerledi…kendini mi kaybetmişti yoksa yoksa zaman mı onu kaybetmişti… elleri hissetti tahta bir kapının tahta bir tokmağını…önünden kaçan geçmiş gibi uzaklaştı,açıldı kapı.baş döndüren bir aşk gibi sardı handan çıkan koku ruhunu,gözlerini kapadı bir an .acıkmıştı ,göz gezdirdi içeriye.zamandan arınmış bir köyün zamansız ve meraksız köylülerinden başka kimse yok muydu ilk bakışta?bekledi biri sorsun diye kim olduğunu,umurunda mıydı ki köylülerin.hiç bir şey değişmez miydi burada…gülümsedi ıssızlık ruhuna kök salarken.şömineye doğru yürüdü ateşe esermiş gibi…bir anda dondu yandaki masadan gelen sesi duyunca .

“merhaba benim gibi yeni gelen…”
_________________
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder MSN Messenger
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    0 Forum Ana Sayfası -> Aşk , Sevgi , Dostluk Tüm saatler GMT +10 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Powered by phpBB 2.0.7 © 2001 phpBB Group
phpBB port v2.1 based on Tom Nitzschner's phpbb2.0.6 upgraded to phpBB 2.0.4 standalone was developed and tested by:
ArtificialIntel, ChatServ, mikem,
sixonetonoffun and Paul Laudanski (aka Zhen-Xjell).

Version 2.1 by Nuke Cops © 2003 http://www.nukecops.com






Alan Adı tescil
eXTReMe Tracker

Sitenin tüm hakları MaviLim.Net ekibine aittir. Site en iyi 1024X768 şeklinde görüntülenir.

Web sitemiz PHP-Nuke (© 2003) kodlarına sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansı altında dağıtılan ücretsiz yazılımdır.
Sayfa Üretimi: 0.130 Saniye